C-AYRINTILI İNCELEME

26.05.2019 19:26
C-AYRINTILI İNCELEME
FETÖ/PDY’nin;
Cebir, şiddet ve diğer yasal olmayan yöntemleri de kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmak veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemek, devlet otoritesini baskı altına almak, zaafa uğratmak, yönlendirmek, alternatif bir otorite olarak ortaya çıkmak ve neticede devlet otoritesini ele geçirmek şeklinde bir amacın olduğu,
Söz konusu amacın gerçekleştirilebilmesi adına hayatın normal akışı içerisinde beraber hareket etmeleri mümkün olmayan;
Kanunlarımıza göre silahlı, zor kullanma ve yaptırım uygulama yetkisine sahip ve mesleki hiyerarşi içerisinde görev yapan kamu çalışanlarını ve devlet memurlarını,
Diğer üst düzey çalışan veya emekli olmuş kamu görevlilerini,
Bürokratlar, Gazeteci, Yazar ve Akademisyenleri,
Sivil Toplum Kuruluşları mensuplarını aynı amaç etrafında faaliyet gösterecek şekilde bünyesinde barındıran, süreklilik arzeden gizli ve hiyerarşik bir yapılanma olduğu,
Birbirinden bağımsız bir şekilde hücresel, olarak yapılandığı,
Örgüt içerisinde faaliyet alanları, iş bölümü ve sorumlulukların tespit edilerek şahıslara örgütsel sorumluluk dağılımı yapıldığı/verildiği,
Geçmiş yıllarda başladığı anlaşılan örgütsel faaliyetlerin güncel gelişmelere bağlı olarak, farklı zamanlarda yeniden oluşturulduğu ve bir bütünlük ve süreklilik içerisinde devam ettiği,
Örgütsel faaliyetlerin devamlılığının ve lidere bağlılığın sağlanması adına düzenli olarak önceden belirlenen evlerde gizli örgütsel toplantılar yapıldığı,
Örgütün amaçları doğrultusunda kullanabilecekleri güncel gelişmeler çerçevesinde yeni strateji oluşturma ve bu strateji kapsamında yeniden yapılanma vb. konularda alınan toplantı kararlarının verilen örgütsel talimatlar doğrultusunda hayata geçirildiği/uygulamaya konulduğu,
Örgüt üyelerinin faaliyetlerine ilişkin örgüt sorumlularına rapor verdikleri, benzer şekilde örgütsel faaliyet alanları hakkında analiz içeren dokümanlar/raporlar düzenlendiği,
Örgütsel faaliyetlerde gizliliğin ön planda tutulduğu, haberleşme, buluşma, rapor verme, doküman hazırlama, saklama ve arşivlemede özel şifreleme usullerinin kullanıldığı,
1980'li yıllardan günümüze kadar örgütün dershanelerinde veya okullarında yetiştirmiş olduğu kalifiye insan kaynağı ve izlemiş oldukları tedbir ve takiyye politikaları sayesinde devletin stratejik kurumları içerisinde kadrolaşma imkânına kavuştuğu ve gün geçtikçe görev yaptıkları kuramların karar ve uygulama mekanizmalarını ele geçirdikleri/ele geçirmeye çalıştıkları,
Örgüt içerisinde faaliyet gösteren kamu görevlilerinin makamlarını, çalıştıkları kuramların yetki araç gereç ve personelini örgütün amaçları doğrultusunda kullandıkları,
Örgüt içerisinde faaliyet gösteren akademisyen, gazeteci, yazar gibi bazı kişilerin yazdıkları kitaplar, görsel, yazılı, sosyal paylaşım siteleri, dizi ve filmler ile internet medyası aracılığıyla ürettikleri köşe yazıları, makaleler, fikir beyanları, yorumlar vb. ile kamuoyunu siyasi, hukuki, ekonomik ve güncel konularda örgütün amaçları doğrultusunda yönlendirmek suretiyle algı oluşturdukları;
Bu yöntemle;
Geniş kitlelere ulaşarak sempatizanlarını diri tutmak ve örgütte kadro içerisinde bulunan elemanlarına mesaj ve talimat vermek amacıyla dizi, film vb. sosyal medya araçlarını sık olarak kullandıkları,
Örgüt tarafından yönetilip yönlendirilen TV kanallarında yayınlanan dizilerde  örgüt tabanına mesaj  gönderildiği, operasyonel bilgilerin aktarıldığı, yöntem olarakta gerçek hayattaki kişi ve olayların isimlerini çağrıştıran  (CCK-KCK, Erkan Kondu-Ergenekon, Gezinti Olay-Gezi Olayları, Kararuhlu Yazarlar-Akit Gazetesi Yazarları) karakter ve durumlara yer verildiği
Kamuoyunda güvensizlik algılaması ve toplumsal ayrışmalar oluşturulduğu/oluşturulmaya çalışıldığı, meydana getirilen toplumsal ayrışmalar neticesinde kamu düzeninin bozularak devlet otoritesinin zaafa uğratılması, bu sayede ülke genelinde oluşacak kaos ortamında devlet otoritesi ve siyasi yollarla seçilmiş Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine yönelik örgüt mensupları tarafından gerçekleştirilecek her türlü hukuk dışı müdahaleye kamuoyu desteği sağlanması,
Bilinçli olarak yapılan yanlış yönlendirmelerin kamuoyunda oluşturacağı  baskı neticesinde adli makamların da etki altına alınmasının hedeflendiği,
Devlet ve Hükümet politikalarını icra eden kamu görevlilerinin isimlerini ifşa ettikleri, internet aracılığıyla tanınan yasal haklarını gayrimeşru hedefleri için kullanarak vermiş oldukları dilekçelerle baskı ve tehdit yöntemlerini kullandıkları, böylelikle görev yapan personeli korkutmak ve sindirmek suretiyle görevlerini yapmalarına engel olmaya çalışıldığı,
Ülkemizin siyasi ve ekonomik istikrarını bozmaya ve teröre destek veren ülke imajı yaratılarak uluslararası arenada ülkemizin itibarını zedelemeye yönelik yayınlar yapıldığı ve bu türden yayınların örgüte ait basın yayın organları ve müzahir sosyal medya adresleri üzerinden yürütülen algı operasyonları ile gerçekleştirildiği,
Kurumlar arası gönderilen gizli mahiyetteki belge ve dokümanları internet ve basın kuruluşları aracılığı ile yayınlayarak devlet faaliyetlerinin gizliliğini ihlal ettikleri ve yapılacak çalışmalara engel olmaya çalışıldığı,
Sosyal paylaşım sitelerinde “Haramzadeler, Başçalan, Fuatavni, Yıldızkulis” adıyla başlayan benzer sahte hesaplarla ülkemizin birlik ve beraberliğini bozmak amacıyla paylaşımlar yapıldığı, ülke güvenliği ve dış politikalara yönelik devlet sırrı niteliğindeki toplantılar ve görüşmelerin illegal olarak dinlenerek servis edildiği,
Özellikle Fuatavni isimli sosyal medya hesabından yapılan paylaşımların örgüte müzahir basın yayın kuruluşları ve internet sitelerince haberleştirilerek geniş kitlelere ulaştırıldığı,
Örgüt mensuplarına yönelik yapılan/yapılacak olan operasyonları önceden öğrenebilmek ve tedbir almak için örgütün devletin tüm resmi kurum ve kuruluşlarının bilgi işlem alt yapılarına (UYAP, POLNET, TÜBİTAK, TİB vb.) alınan adli ve idari tüm tedbirlere rağmen sızıldığı,
Devletin gizli bilgilerini, gizli toplantılarını, gizli telefon görüşmelerini, devlet kademelerindeki kendi unsurları vasıtasıyla her türlü yolu 'meşru' sayan bir anlayışla ele geçirip montajlayarak; Twitter, Facebook, Youtube gibi sosyal paylaşım sitelerinde yayınlayarak devleti  hükümeti, ülkesine hizmet eden insanları  'itibarsızlaştırmak' suretiyle 'casusluk' faaliyeti içerisine girdiği, öyle ki devletin en mahrem bilgileri dahi medyaya servis edilerek, özellikle yasadışı dinlemeler esnasında elde ettiği ses kayıtlarını medya organları vasıtasıyla iddia şeklinde kamuoyuna ana hatları ile duyurarak, ülke genelinde tartışılır hale gelen iddiaların özel bir kurgu ile sunumunu yapmakta ve hükümet aleyhine tepkiselliğin artırılmasını, devlet kurumları ve bürokrasinin yıpratılmasını hedeflediği,
Örgüte eleman temin etme hususunda düzenli ve sistemli olarak çalışıldığı, örgüte kazandırılması amaçlanan kişiyi "ikram-izzet-ziyafet" yöntemlerinin uygulandığı ve özellikle küçük yaşta başarılı öğrencilerin sahilde deniz evinde ya da kırsal alanlarda bulunan yayla evlerinde yaz kampı şeklinde kampa çağrılarak eğitim verdikleri ve şahısların temaslarının kontrol edilip test edildikleri, planlanan bu kampların “düğüne çağırmak”, kamp yapılacak evlerin ise “köşk” şeklinde örgütsel olarak kodlandığı,
Örgütün sempatizanları üzerinden etkinliğini arttırıp, soruşturmaları kamuoyunda tartışılır hale getirmek için örgütsel bir tavır alarak, bölücü terör örgütü mensupları tarafından daha önceki tarihlerde gerçekleştirilen “Bende PKK’lıyım” eylemlerinin bir benzeri olarak “Kendimi İhbar Ediyorum” konulu toplu dilekçe verme faaliyetlerinin gerçekleştirildiği ve kamuoyu oluşturmak için çeşitli basın açıklamaları ve protesto gösterileri düzenlendiği,
Kamuoyu oluşturmak ve gözaltına alınan örgüt mensuplarını mağdur olarak göstermek için medya kullanmak suretiyle özellikle kadınların ve çocukların ön planda tutulduğu çeşitli eylemler yaptığı,
İlgisiz kişilerin eline geçmesi yasak olan, ilgisiz kişilerin eline geçmesi durumunda devletin iç ve dış güvenliği ile kamu düzenini tehlikeye düşürecek özelliğe sahip, devlete ait gizlilik dereceli evrak, doküman, bilgi ve belgeler ile istihbarat toplama yetkisine sahip ilgili birimlerce hazırlanmış istihbari nitelikteki rapor ve değerlendirmelerin temin edilerek örgüt amaçları/stratejileri doğrultusunda kullanıldığı/kullanılmasının hedeflendiği,
Bulundukları makam, yetkileri ve görevleri itibariyle yönlendirilmeleri durumunda örgütün amacına ulaşmasında fayda elde edileceği düşünülen şahıslar ile örgütsel faaliyetlerde kullanılan/kullanılması düşünülen kişiler başta olmak üzere yargı mensupları, akademisyenler, TSK personeli, Emniyet Teşkilatı personeli, üst düzey kamu görevlileri, bürokratlar, gazeteciler vb. kişilerin siyasi, felsefi veya dini görüşlerine, ırki kökenlerine, ahlaki eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, iletişim bilgilerine (e-mail, telefon), sağlık durumlarına ilişkin özel ve hassas bilgilerin/verilerin, görüntü, ses kayıtlarının gizli ve bazı teknik donanım uzmanlık gerektiren yöntemlerle usulsüz bir şekilde kişisel veri olarak kaydedilip arşivlendirildiği, söz konusu kişisel verilerin örgütün amaçları doğrultusunda şantaj amaçlı veya gerçekleştirilmesi planlanan eylemlerde kullanıldığı/kullanılmasının hedeflendiği,
Örgütün amaçları doğrultusunda her türlü legal yapılar (STK, Dernek,(Sendika), Vakıf, Kamu Kurum ve Kuruluşları vb.) ile işbirliği yaparak, söz konusu yapı ve oluşumları sahip oldukları insan kaynağı, araç ve gereçleri kullanmayı/ yönlendirmeyi hedeflediği görülmüştür.
Sonuçta bütün bunların, devletin ortadan kaldırılmasına, ele geçirilmesine, anayasal düzenin cebren değiştirilerek yok edilmesine, hükümeti iş yapamaz hale getirmeye ve devirmeye yönelik belirli bir strateji doğrultusunda gelen talimatlar üzerine yapıldığı, bu uğurda her türlü baskı, cebir vb. tarzda hareketlerin de örgüt tarafından meşru görüldüğü anlaşılmış, örgüt Türkiye Tarihinin en  kanlı darbelerinden olan ve tarihte benzer bir örneği bulunmayan 15 Temmuz darbe girişimini gerçekleştirmiş, bu başarısız darbe girişimi sonucunda Ülke geneline yayılan kalkışma neticesinde yaklaşık  2.186 kişinin yaralanmış ve  241  kişi de şehit olmuştur. 
Bu bağlamda; 5237 sayılı TCK ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nda hukuki çerçevesi çizilen ve tanımlanan “Örgüt”, “Silahlı Örgüt”, “Terör”, “Terör Örgütü”, “Terör Suçu” ve “Terör Amacı ile İşlenen Suçlar” kavramlarının incelenmesi gerekmektedir.