B-TERÖRİZM VE GENEL HUSUSLAR:

26.05.2019 19:24
B-TERÖRİZM VE GENEL HUSUSLAR:
Gerek kanunlarımızda gerekse terörle mücadeleyi konu edinen uluslararası sözleşmelerde terörün net bir tanımı yapılmamıştır. Bunun yerine terör eylemi olarak nitelendirilebilecek eylemler sayılmıştır. Uluslararası toplum terör tanımında anlaşamamıştır. Bunun sonucu olarak da tanım yerine spesifik terör eylemleri tek tek sayılarak onları yasaklayan ve mücadele eden anlaşmalar yapılmıştır. Türkiye’nin de taraf olduğu 27 Ocak 1977 tarihli “Terörizmin Önlenmesine Dair Avrupa Sözleşmesi”  buna örnektir.Hukukumuzda terör tanımı 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanununun birinci maddesinin başlığı olarak yer almış ancak tanım yapılmamış nelerin terör eylemi olduğu sayılmıştır.
Buna göre;
Terör, cebir ve şiddet kullanarak; baskı, korkutma, yıldırma , sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin Ülkesi ve Milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk Devleti ve Cumhuriyetinin varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak amacıyla bir örgüte mensup kişi veya kişiler tarafından girişilecek her türlü suç teşkil eden eylemlerdir. Terörizmi ise Türk Dil Kurumu sözlüğü “siyasi bir amaca ulaşmak için yıldırma hareketlerini düzenli bir biçimde kullanma, tedhişçilik” olarak tanımlamıştır. Amaca ulaşmak için terör kullanılmaktadır. Bu bir strateji olarak ortaya çıkmaktadır. Terörizm bir ideoloji, bir doktrin değil stratejidir. Terörizmde hedeflenen amaca ulaşmak için örgütlü bir şiddetin uygulanması söz konusudur. Terör salt tedhişi, korkuyu ifade ederken terörizm teröre süreklilik, çeşitlilikle beraber siyasal içerik katmaktadır. 
Ord. Prof. Dr. Suhi DÖNMEZER ise “…şiddetin, sosyal,ulusal,ırki,dinsel,fesat çıkarıcı ve diğer maksatlarla ve sosyal sınıflar arasında çatışma ve savaşı tahrik etmek üzere planlı ve hukuk dışı olarak kullanılması…” şeklinde terörizmin tanımını yapmıştır. 
Terörle Mücadele Kanunu’nun 1. Maddesinde terör tanımı yapılmayıp onun yerine eylem biçimlerinin sayılması ve terör niteliği olmadan da bu eylemlerin suç olabilmesi nedeniyle maddedeki fiillerin hangi hallerde terör eylemi vasfı kazanacağı önem arz etmektedir. Cebir, şiddet ve tehdit içeren bir fiille kamu düzeni bozulacak şekilde suç işlenebilir, bu suç toplumda korku, endişe ve paniğe de neden olabilir. Bu şekilde gerçekleşmesi suçu tek başına terör suçu olarak kabul etmemiz yeterli olmamaktadır. 
Bu bağlamda; 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununda hukuki çerçevesi çizilen ve tanımlanan “Örgüt”, “Silahlı Örgüt”, “Terör”, “Terör Örgütü”, “Terör Suçu” ve “Terör Amacı ile işlenen Suçlar” kavramları incelendiğinde;
a) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu Madde 220;
“Kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla örgüt kuranlar veya yönetenler, örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olması   halinde iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Ancak örgütün varlığı için üye sayısının en öz üç kişi olması gerekir”
b) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu Madde 314;
“Bu kısmın dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçları işlemek amacıyla, silahlı örgüt kuran veya yöneten kişi, on yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Birinci fıkrada tanımlanan örgüte üye olanlara, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçuna ilişkin diğer hükümler, bu suç açısından aynen uygulanır.”
c) 3713 saylı Terörle Mücadele Kanunu Madde 1;
3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunundan farklı ve bağımsız bir örgüt tanımı ortaya koyarak bunu yaptırıma bağlamaktadır.
Kanunun 1. Maddesinde terör, “Terör; cebir ve şiddet kullanarak, baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biri ile Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç vedış güvenliğini, kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak amacıyla bir örgüte mensup kişi veya kişiler tarafından girişilecek her türlü suç teşkil eden eylemlerdir.” Şeklinde tanımlanmıştır. 
d) 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu Madde 7;
Yine aynı Kanunun 7. Maddesinin birinci fıkrasında, “cebir ve şiddet kullanılarak: baskı, korkutma,yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemleri ile birinci maddede belirtilen amaçlara yönelik olarak suç işlemek üzere terör örgütü kuranlar, yönetenler ile bu örgüte üye olanlar Türk Ceza Kanununun 314. Maddesi hükümlerine göre cezalandırılır” şeklinde yapılan düzenleme ile de terör örgütü kuran, yöneten ve üye olanlara ilişkin yaptırımlar öngörülmüştür. 
Dolayısıyla Kanunun 7. Maddesinde yer alan “terör örgütü” kurma, yönetme ve üye olma suçlarının emir/yasak kuralını 1.maddede yapılan terör tanımı oluşturmaktadır. 
e) 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunun 3. Maddesinde terör suçları ve 4. Maddesinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan “1.maddede belirtilen amaçlar doğrultusunda suç işlemek üzere kurulmuş bir terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde işlendiği takdirde” terör suçu sayılacak suçlar ayrıntılı olarak belirtilmiştir. 
Bu kapsamda örnek vermek gerekirse, 5237 saylı Türk Ceza Kanununun İkinci Kısmının Kişilere Karşı Suçlar başlığı altında düzenlenen kasten öldürme (madde 81) suçu bir terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi durumunda terör suçu sayılmaktadır. 
21-23 Kasım 1994 tarihli Birleşmiş Milletler Konferansı'nda örgütlü suçlar;
1-Suç faaliyetlerini gerçekleştirmek adına grup olarak organizasyon varlığı,
2-Hiyerarşik yapı ve örgüt liderinin grubu kontrol altına almak adına kişisel ilişkiler kurması,
3-Cebir, şiddet, korku, yolsuzluk,
4-Yasa dışı gelirleri aklama,
5-Faaliyetleri ulusal sınırları aşan alanlara genişletme imkanı,
6-Uluslararası organize suçluluğa ait diğer gruplarla işbirliği şeklinde tanımlanmıştır.
Bahsi geçen hususlar ışığında bir yapılanmanın “terör örgütü” olarak nitelendirilebilmesi için;
1) İdeoloji / Amaç,
2) Örgütsel yapı,
3) Cebir ve şiddetin aynı zamanda olması / bulunması gerekir.
1. Yapılanmanın;
a) Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek,
b) Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünü bozmak,
c) Türk Devletinin ve Cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek,
d) Devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek,
e) Temel hak ve hürriyetleri yok etmek,
f) Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak amaçlarından biri veya birkaçına sahip olması gereklidir. (İdeoloji / Amaç)
2. Mevzuatımızda “terör suçları” örgütlü olarak işlenebilecek suçlar niteliğinde olduğundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 220'nci maddesi gereğince bu yapılanmanın üye sayısının en az üç kişi olması gereklidir. (Örgütlü Yapı)
3.Yapılanmanın yukarıda sayılan amaçlara ulaşabilmek için mutlaka cebir ve şiddet kullanması gerekir. (Cebir ve Şiddet)


"HAK EDENLERE; SAYGIYLA-SEVGİYLE ÖĞRETİLENLERİN, DAHA KALICI OLDUĞUNA İNANIYORUZ..."

  

Resim

İletişim için:

Haber bülteni

Haber bültenimize abone olmak isterseniz:

İletişim

Ramazan Ezin Sıradan bi antifetöist..
O, fetöşşeytanlarının milyarlarca düşmanından sadece biri...
FETÖYE, VB. terör örgütlerine VERDİĞİMİZ HER TÜRLÜ RAHATSIZLIKLARDAN ÖTÜRÜ; "MİLLETÇE GURUR DUYARIZ!" ramez2003@gmail.com
To Top